John’un Hikayesi

Kaynak: GAPS Stories, Medinform Publishing, İngiltere 2012


​Yaşanan Psikiyatrik ve Fizyolojik Hastalıklar:
Akıl hastalığı, kronik yorgunluk, geçmişte görülen epileptik nöbetler, bipolar bozukluk


Öncelikle, Peter Campbell-McBride’a, telefonda sorularıma verdiği özenli yanıtlar ve ayırdığı zaman için teşekkür etmek istiyorum. Ama şimdi, hayatımda daha önce kimseye etmediğim en büyük teşekkürü, Dr. Natasha Campbell-McBride’a vermek istiyorum! Sizin harika kitabınızı hazmederek okuyalı bir ay; diyetinizi uygulamaya geçireli üç haftadan az oldu ve bu kitap hayatımı dönüştürdü! Detoks döneminden sonra, aklımdaki hatıralarımda kaldığı kadarıyla hayatımda ilk kez artık tam anlamıyla iyi hissediyorum. Çocukluğumun başlarından beri sindirim sorunum, yüksek ateşim vardı ve altı yıldan (18-24 yaşları arasında) uzun süren zaman zarfında yüksek şiddette altı kere epilepsi nöbetim oldu. Ayrıca Hepatit B’ye yakalandım (hastalığa nasıl yakalandığımın da bir açıklaması yok, hiçbir zaman uyuşturucu kullanmadım veya güvenliksiz cinsellik yaşamadım, hatta o dönemde cinselliği yaşadığım bir partner’ım yoktu). Bununla birlikte, 2 psikotik nöbetimin olduğu 10 yıldan uzun süren manik depresiflik geçmişim var. Bu dönemde ve özellikle manik mod geçişlerini atlattıktan sonra (psikiyatristlerin lithium tedavilerinden sonra), hala kronik yorgunluk ve ılımlı ama ısrarlı tek kutuplu depresyonum vardı. 


​GAPS Diyetine başladım ve üç haftadan daha kısa bir sürede hemen daha iyi hissettim. Sonra detoks sürecinden geçtim ve o sırada çok kötü hissettim. Ama şimdi bunu atlattım ve bir sürüngenin bir deriyi terk etmesi gibi hastalıklarımın da beni bıraktığını hissediyorum. İlk kez iyi hissetmeyi deneyimliyorum. 4 ve 7 yaşlarında iki çocuğum olduğu ve istediğim pozitif ve enerjik ebeveyn olamadığım için özellikle son 8 yıldır kötü sağlığıma katlanmak zordu. Artık sağlığımla, ebeveynliğin ve tüm aile hayatının sonuna kadar tadına varabileceğim. Bana bu şansı verdiniz. ​York’da yer alan, sağlık problemleri ve engelleri olan çocukların ailelerine bağışta bulunan “Family Trust” (Aile Koruma) adlı hayır kurumu için kısa bir dönem çalıştım. Şu netti ki, Dikkat Eksikliği ve/veya Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), otizm, vb. inanılmaz büyük bir hızla artmaktaydı. Bu hastalıklar; mücadele etmek zorunda kaldıkları kalbi sızlatan hikayeleri olan umutsuz ailelerden yapılan yardım başvurularının büyük bir yüzdesini oluşturmaktaydı. 

Neden klasik tıbbın; beslenmenin ve sizin çalışmanızı destekleyen bilimsel/tıbbi araştırmaların önemini kabul etmesi bu kadar uzun sürüyor? Başvurduğum tüm doktorlar çok arkadaşçalardı ama işe yaramıyorlardı. En kötüsü de küçümseyici olmaları, akıl hastalıklarına ön yargılı olmaları ve durumuma dikkate değer bir araştırma yapmaya karşı olmalarıydı. Daha önce diyetler yaptım ama hepsi kahverengi pirinç ile başlıyordu ve yalnızca yiyecek intoleransına dayanıyordu. Hiçbiri işe yaramadı çünkü ihtiyacım olan GAPS Programıydı. ​Bana gerçekten hayatımı geri verdiniz... Londra Kings College’den mezun olabilmeme rağmen, çalışma hayatım çok bölük börçüktü ve kariyerim hastalığımdan kötü etkilendi. Artık tekrar sahneye çıktığımı hissediyorum. Çok optimistik, oldukça heyecanlı ve mutluyum ama ayaklarımı yere sağlam basıyorum.Çalışmanızdan çok ilham aldım ve benim için yaptıklarınızdan sonra, 45 yaşında, beslenme uzmanı olarak tekrar eğitim almayı düşünüyorum. Modern batı toplumumuzdaki çoğu hastalığa anahtarınız olduğunu hissediyorum. Akıl sağlığı profesyonelleri dinlemeliler; bu kesinlikle bir sağlık devrimi olabilir! Ama şundan şüphe ediyorum ki, eğer sizin yaklaşımınızı klasik tıp kabul ederse, çoğu psikiyatrist işsiz kalır. Ve elbette gıda endüstrisi de bundan nefret edecektir...Tekrar teşekkürler!

Dr. Natasha Campbell McBride'ın yorumu::“Mektubun için teşekkürler, John! Ne mükemmel bir hikaye! Bu, insan vücudunun iyileştiremeyeceği hiçbir tıbbi durum veya tanı olmadığını gösteriyor. Vücudunuza doğru beslenmeyi verdiğiniz ve onu toksinlerden arındırdığınız müddetçe vücudunuz, her şeyi ve her yaşta iyileştirebilir! Zeki birisi bir kere şundan bahsetmişti: Doğada ödüller veya cezalar yoktur, sadece sonuçlar vardır. Çocuklarımızdaki ve yetişkinlerdeki fiziksel ve akıl hastalıklarının, öğrenme güçlüklerinin salgınları; biz insanların gezegenimize, yiyeceklerimize, bedenlerimize ve yaşadığımız çevreye ne yapmakta olduğumuzun sonuçlarıdır. Haklısın; değişim otoritelerden gelmeyecek. Ama bence insanlık dersini öğrenmeye başlıyor; her seferinde bir kişi ile!” 

GAPS 
​Bağırsak ve Psikoloji Sendromu
İçin Doğal Tedavi Yöntemi 

Tipik bir GAPS ailesinin hikayesi..

Eşi Bernard’ın, kızı Harriet’in, oğlu Andrew’in ve de kendi iyileşmesini Anne anlatıyor.
Kaynak: GAPS Stories, Medinform Publishing, İngiltere 2012


Yaşanan Psikiyatrik ve Fizyolojik Hastalıklar: PANDAS, DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu), ODD, otizm, bipolar bozukluk, kronik yorgunluk sendromu, lupus, egzema, sindirim problemleri, depresyon, gelişme geriliği, astım, saman nezlesi, aşı hasarı, gıda intoleransları, saç dökülmesi


GAPS Diyeti öncesi hayatımız giderek zorlaşıyordu. 3,5 yaşındaki kızımız Harriet’in DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) hastalığı olduğuna inanıyordum (çocuk doktoru, 7 yaşın altındaki çocuklara teşhis koymuyordu). Kızımın davranışları şöyleydi: her gün saatlerce bağırıp çığlık atmak, etrafa tekmeler atıp vurmak, tüm vücudunu sürekli duvara çarparak çığlık atmak. Harriet sürekli zıplıyor, koşuyordu ve uzun süre konsantrasyon gerektiren hiçbir aktiviteyi yapamıyordu veya sessizce duramıyor veya oturamıyordu. İmpulsifti ve etraftaki tehlikeli her şeye atılan korkusuz bir çocuktu. Sürekli, engellenene dek yükseklerden atlayıp dizlerinin üzerine düşüyordu. Ayrıca teşhis edildiğine göre ODD’si vardı. Ondan istenen her şeye karşı, yüksek sesle bağırarak cevap veriyor ve “asla, istediğini hiçbir şekilde yapmayacağım!” diyordu. Ayrıca PANDAS (streptococcus bakterisinin yol açtığı bir psikiyatrik durum) hastalığı vardı. Sıklıkla boğazı ağrırdı ve o zamanlarda kontrol edilemeyecek şekilde çığlık atar ve her zamankinden daha vahşi olup şiddete yönelirdi; kendini odanın etrafında bir yerden bir yere atardı. Bu bazen tüm gün sürerdi. Ayrıca her gün süren güçten düşüren mide ağrıları olurdu; egzeması, gıda intoleransları vardı ve ayaklarının ucuna basarak yürürdü. Doğası dışa dönük bir çocuktu ama eve gitmek için arkadaşlarına bağırıp sonra evde misafirler geldiğinde odasından çıkmazdı. ​

​Düşük-alerjik ve tamamen katkı maddesiz diyeti denedik. Harriet önce çok güçlü bir gelişme kaydetti ancak bir yıl bu şekilde yedikten sonra davranışlarının çoğu kötüleşti. Sonradan neden olduğunu anladım: Diyette çok fazla rafine karbonhidrat ve patates vardı; çoğu detoks gıdası da diyetten çıkarılmıştı. Ona bakmaksa neredeyse imkansızdı; banyo yaptırmamızı veya altını değiştirmemizi engellemek için şiddet gösterirdi. Onu dışarıya; hatta evimizin karşısındaki oyun bahçesine bile çıkaramıyorduk; çünkü kaçınılmaz olarak, eve dönerken öyle bir bağırıp tekmeleyecekti ki eve dönüş bir endişeye dönüşecekti. 


Kendim için de şunu fark etmeye başlamıştım: Otizm belirtilerim vardı; ancak belirtiler çok açık olmadığı için bunlar, yetişkinlik hayatım boyunca çoğu kez sosyal olarak beceriksiz olduğumu düşünmeme neden oldu. Ayrıca, hayatımdaki en küçük olaylara bile aşırı duygusal tepkiler vermekten dolayı da çok acı çekmiştim. Öfke ve duygusal acılarım o kadar yoğun olurdu ki, kendimi batağa saplanmış hissederdim. Böyle zamanlarda, duygularımı yatıştırmak için beynimin mantıksal çıkarım yapan kısmına erişemezdim. Bu, PANDAS hastalığıyla ilgili okuduklarıma benziyordu; muhtemelen benim psikiyatrik durumumu kızım da yaşıyordu. Duygularım bu kadar kontrol dışıyken kendimi kontrol edebilmem çok güçtü. Şiddete başvurmaktan korkardım. Harriet ile bir yıl aynı düşük-alerjik diyeti uyguladım ve alkol için aşırı bir arzu duyuyordum ve bu çok sık ve neredeyse kontrol edilemez bir hal almıştı. Oysa iki yıldır alkolü kesmiştim. Bunun; diyetimdeki işlenmiş karbonhidratların, vücudumda alkol üretimi yapmasından kaynaklandığını fark ettim. Ayrıca geçmişimde şu rahatsızlıkları yaşadım: 15 yıldır süren ishal ve oğlumun doğumundan sonra beş ay süren kabızlık/ishal, kronik yorgunluk sendromu, astım, saman nezlesi, gıda intoleransları, saç dökülmesi.

​Eşim Bernard da bizimle bir yıl düşük-alerji ve katkısız yiyecek diyeti yaptı. O dönemde depresyonu o kadar kötüleşti ki, ancak yarı-zamanlı bir işte çalışabiliyordu. Bu, finansal güçlük yaşamamıza neden oldu. Birkaç yıldır vejetaryendi ancak hala B12 vitamini enjeksiyonları gerekecek kadar B12 vitamini eksikliği vardı. Ayrıca saman nezlesi ve mevsimsel astımı vardı. Bernard’ın bağışıklık sistemi bu diyetle kötüleşmişti (tüm ailede olduğu gibi) ve çok ağır bir grip ve soğuk algınlığına yakalandı. Bernard’ın diğer problemleri; sisli zihin ve işlerini organize edememekti. ​6 aylık bebeğim Andrew iyi görünüyordu, sadece bir aydır kilo almamıştı ve doğduğundan beri sulu dışkısı vardı. Ayrıca, 4 aylıkken olduğu rutin aşılarından sonra yeni kendine gelebilmişti. Bunların hemen ardından, Harriet gibi olmuştu: aşırı heyecanlı, aşırı gürültülü ve hiperaktif. Bu çok radikal bir kişilik değişimiydi ve DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) geliştirmesinden endişelendim. 

​Sonra 2,5 yıl önce, bir arkadaşım Dr. Natasha’nın kitabını ödünç verdi. Hayatımın en heyecanlı kitap okumalarından biri olmuştu çünkü kitap sanki bizim için yazılmış gibiydi; biz tipik GAPS insanlarıydık. Harriet’ın bebekken sıkça yaşadığı kulak enfeksiyonlarının (hepsi antibiyotikle tedavi edildi) ve bağışıklık sisteminin durumunun; muhtemelen DEHB’siyle ve diğer problemleriyle ilişkili olduğu açıktı. Onu 15 ay emzirmiştim, ancak sıkça Candida enfeksiyonlarım oluyordu. Muhtemelen sütümle ona geçmişti. ​Harriet’i Tam GAPS Diyetine başlattım; ancak kısa zamanda gastro virüsü kaptı ve GAPS Giriş Diyetine geçtik. Diyette birkaç haftadan sonra karın ağrıları azaldı ve birkaç ay sonra tamamen kayboldu. İlk ay içinde egzeması geçti. Diyetteki ikinci ayında Harriet’in hiperaktivitesi birden azaldı ve artık hiperaktivitesi tamamen geçti. Ayrıca, geçmesi güç oldu ama ondan isteklerimize verdiği şiddetli negatif tepkileri de geçti; karamelize soğan, fırınlanmış kök sebzeler gibi çok tatlı yiyeceklerden çok fazla yediğinde ise bu huyları geri dönüyordu. Bu gıdaları azalttığımızda, bu huylarının azalması birkaç hafta sürüyordu. Artık boğaz hastalıkları ve kulak enfeksiyonları çok nadir. Son zamanlarda, ayak uçlarında yürümek yerine, ayaklarının üzerine basarak yürümeye başladı! Bu değişim, pancar kvass içeceğini diyetine tanıttıktan sonra oldu. Bu tanıtma, eski günlerine benzer biçimde, duygusal öfke nöbetleri şekilde ağır die-off (yavaş ölüm) reaksiyonlarını başlattı. Bunun bir detoks ve die-off reaksiyonu olduğunu anladık; bu yüzden detoks banyolarına ve pancar kvass içeceğine devam ettik ve birkaç ay sonra ise normal yürüdüğünü fark ettik. Probiyotikleri ve probiyotik gıdaları fazla artırdığımız veya Harriet kimyasallara (örn. dairemiz yenilendiğinde) maruz kaldığı zamanlarda; şiddet ve çığlık nöbetleri geri geliyordu. Bu dönemlerde detoks banyoları ve Harriet’ın yorgun kalmamasını sağlamak yardımcı oluyordu. Ancak bu tür davranışları, asla GAPS Diyeti öncesindeki gibi aşırı olmadı ve buna çok minnettardık. Harriet artık derslerini çok iyi yapıyor ve uzun süre konsantre olabiliyor. Çeşitli nedenlerden ötürü Harriet’a evde eğitim verdiriyoruz. Son zamanlarda olan bir gelişme de, Harriet’ın dinleme kabiliyetinin çok ilerlemesi. GAPS Diyetinden önce, hiçbir taktik (tehdit, ödül veya disiplinsel önlem), Harriet’ın davranışlarında işe yaramıyordu. Kendini kontrol edememesinin, tüm ebeveyn çabalarının boşa çıkmasının nedeni olduğuna inanıyorum. 

Bu artık değişti; davranışları değişebiliyor. Harriet hala bazen impulsif olabiliyor. Ayrıca hala süren kısa-süreli hafıza problemi var; örneğin yediklerini çiğnemeyi unutması gibi. Harriet yediklerini hiç çiğnemez ve hemen yutardı. Ama artık birkaç hatırlatıcıyla çiğniyor. Bu alanlarda çok gelişme kaydetti ama hala biraz yolumuz var. Bu diyet ve Harriet’in kaydettiği ilerlemeler için minnettarım. Diğer problemli alanlarının da gelişeceğini umuyorum. ​Kendim için de büyük gelişmelerden mutlulukla bahsedebilirim. Henüz GAPS Giriş Diyetini bilmediğim için, SKD (Spesifik Karbonhidrat Diyeti) ile başlamıştım. Önce bazı die-off semptomlarım oldu: sıcak basması, yürümenin ve konuşmanın zor olduğu kas zayıflığı gibi. Ve ne yazık ki etrafımdaki herkes için irrite edici ve çabuk öfkelenen biri olmuştum. Bir hafta sonra ise, die-off semptomlarım çok çabuk azaldı (ama, özellikle de yaşadığım bu eklem ve kas ağrıları, GAPS Diyetini yapan konuştuğum diğer kişilerden hep daha kötü geçiyor gibiydi). Tam GAPS Diyetinde iki ay geçirdikten sonra, aşırı saç dökülmem geçti (önceden, altı yıldır saçlarım dökülüyordu!). Sonra, dışkım normale döndü. Kronik yorgunluk semptomlarım yok oldu ve enerjiyle dolup taştığımı hissettim. Ayrıca, son iki yıldır soğuk algınlığı veya gribe yakalanmıyorum (GAPS Diyetinden önce çok zayıf bir bağışıklığım vardı). Diyette, sürekli başa dönmemi gerektiren çok hatalar yaptım. Bu yüzden Giriş Diyetinin ilk aşamasını beş kere yapmam gerekti. Bazı hatalarım; laktoz içeren Saccharomyces Boulardii tabletlerini kullanmak ve mebendezole içermeyen ama pyrantel embonate (etiketini okumayı unuttuğumuz için, en son aldığımızdan sonra değiştiğini fark etmediğmiz aktif içerik madde) içeren bağırsak kurdu önleyici tabletlerini kullanmaktı. Herkese verdiğim o kurt önleyici tabletler, Andrew’in dışkısını sulu yaptı. Ancak artık Dr. Natasha’nın önerdiği bikarbonat sodayı kullanıyor ve böylece dışkısı katılaşıyor. Saccharomyces tabletleri bir süre ishalimin geri dönüp devam etmesine neden oldu. Bağırsak kurdu önleyici tabletlerse; uzun sürede oluşmuş iyi bakterilerimi yok ederek, Candida’nın yeniden oluşmasına ve bu yüzden aylar süren ishale, aşırı uyku haline ve aşırı duygusal reaksiyonlarıma neden oldu. Sindirim sorunu semptomlarımın olmadığı zamanlarda, astım ataklarım da olmuyordu (bir keresinde bu ataklar aylar sürmüştü). Sindirim sorunu semptomlarım geri geldiğinde, astım ataklarım da paralel şekilde başlıyordu. Saman nezlem de, GAPS Diyeti öncesinden daha az şiddette geçiyor. ​Ama yakın zaman önce bana, bir bağışıklık sistemi rahatsızlığı olan Lupus teşhisi kondu. Sanırım regresyonlarımın ve aşırı die-off semptomlarımın sebebi buydu. Saç dökülmesi ve kronik yorgunluk, yaygın Lupus semptomlarıdır ve bu semptomlarım GAPS Diyetiyle çok çabuk geçti. Dr. Natasha; GAPS Diyetinin, bağışıklık sistemi sorunu olanlar için çok uygun olduğunu söylemişti, bu benim durumumda da doğru. ​Şu anda aşırı duygusal tepkilerim yok. Tepkilerimin normal olduğunu hissediyorum ve duygularımı hafifletmek için mantıksal çıkarım yapabiliyorum. Bu benim için çok büyük bir değişim ve bundan çok mutluyum. Son zamanlarda yeni insanlarla tanıştım ve sosyalleşmekte bir güçlük hissetmedim (bazı otistik özelliklerimin olduğuna inanıyordum çünkü yeni insanlarla tanışmak benim için hep güçtü). Zihinsel dikkatim de GAPS Diyeti öncesinden çok daha iyi ve bu da beni çok mutlu ediyor. Bir gelişme de oldukça şaşırtıcı: GAPS Diyetinden önce hiç resim çizmeyi öğrenemezdim; çok uğraşırdım ama yapamazdım ve bu yüzden vazgeçmiştim. Altı ay önce bir kalem aldım ve çizmeye başladım, gayet iyi yapabiliyordum ve de kolaydı! Diyette, yavaş bir şekilde olsa da, aşırı alkol arzularım azaldı; üstelik diyete başlamadan sadece birkaç ay önce alkolü bırakmıştım. 

​Bernard’ın da 2,5 yıl önce Tam GAPS Diyetine başladığından beri B12 vitamini eksikliği semptomları artık yok. Önleyici ilaç kullanmamasına rağmen yıllardır astım atağı da olmadı. Oysa GAPS Diyeti öncesinde çok kötü mevsimsel astımları oluyordu. Ayrıca artık GAPS Diyeti öncesinden çok daha az saman nezlesi var. Depresyonu da artık hiç GAPS Diyeti öncesi dönemdeki kadar ağır olmuyor ve GAPS Diyetine başladıktan sonra tam zamanlı işe dönebildi. Artık çok zor nezleye veya soğuk algınlığına yakalanıyor ve eğer yakalanırsa da hafif geçiriyor. Bernard’ın depresyonu, GAPS Diyetindeki son 2,5 yıllık süre boyunca değişkenlik gösterdi: Diyetindeki değişikliklerle, bağırsak sağlığıyla ve yaşadığı stresle; depresyonunun nasıl azalıp şiddetlendiğini tespit ettik. Bir keresinde Bio-Kult probiyotiğimiz bittiği için bir hafta kullanamadık. Büyük hataydı! Depresyonu hemen ağırlaştı ve aylarca da geçmedi. Bernard karbonhidrat alımını artırmayı denediğinde veya peyniri, ekmeği denediğinde ya da o gün bir parça fazla meyve yediğinde depresyonu ağırlaşıyordu. O korkunç bağırsak kurdu tabletlerinden sonra ise depresyonu ağırlaştı. ​Bernard yakın zaman önce ilk kez GAPS Giriş Diyetini yaptı ve O ZAMANDAN BERİ DEPRESYONDA HİSSETMİYOR! Bağırsak fonksiyonlarını hepimizden daha iyi gördüğü için daha önceden Giriş Diyetini yapmayı gerekli görmemişti. 

​Andrew 5 aylık olduğundan beri aynı kilodaydı. 6 aylıkken katıları ilk kez tanıttığımızda onları sevdi ama ne kadar yerse yesin kilo alamıyordu. Kalori alımını artırdım ve emzirmeye devam ettim. Paniklemedim; çünkü 5 aylıkkenden beri çeşitli enfeksiyonları oluyordu ve onlardan yeterince iyileşirse kilo alacağını düşündüm. 7 aylık olduğundaysa panikledim ve çocuk doktorundan randevu aldım. Ayrıca Dr. Natasha Campbell-McBride’dan telefonla danışmanlık almak için de rezervasyon yaptırdım. Önce çocuk doktoruyla görüştüm ve bu aslında çok talihsiz bir durum oldu. Dr. Natasha’yla görüştükten sonra şu netlik kazanmıştı: Andrew’in gelişme geriliği hastalığı bir GAPS durumuydu (o ana kadar hastalığının GAPS’la ilişkisinden yeterince emin olamamıştım). Sonraki birkaç ayda Andrew’i, önerilen GAPS Diyetine başlattım ve ısrarı üzerine çocuk doktorunu görmeye devam ettim. Andrew GAPS’a başladıktan sonra biraz kilo aldı ama bu, doktorunun korkularını azaltacak miktarda değildi. Doktor, Andrew’i hastanede tutup tipik bir diyetle onu beslemek istedi. Onu beslemediğimiz için kilo almadığını ima etti! Gelişme geriliği olan bebeklerin çoğu katıları çok sevmese de, Andrew 10 aylık olana kadar seviyordu, 10 aylıkkense onlara ilgisini kaybetti. Bunun, bağırsağının yeterince çalışmamasından kaynaklandığını ve bağırsakları düzelince iştahının geri geleceğini sezgisel olarak biliyordum. Ama 10 aylık olana kadar çok az yedi ve hiç kilo alamadı. Çocuk doktorunun tedavi planına uymadık ve o da bizi çocuk sağlığı birimine şikayet etti. GAPS Diyetiyle ilgili açıklamalarımızı dinlemedi ve GAPS kitabına hızlıca göz atıp onun işe yaramaz olduğunu çünkü referansların, onun onayladığı akademik dergilerden olmadığını söyledi (bana öğretilense, bir araştırmanın değerini belirleyenin dizaynı, yöntemi ve sonuçları olduğuydu; nerede yayınlandığı değil!). Doktorla ve otoritelerle yapılan bu tartışmalar ve Andrew’in durumu konusundaki endişelerim benim için o kadar üzücü bir boyuttaydı ki, bir hafta sürecek olan kalp çarpıntılarım başladı. ​Neyse ki Andrew GAPS Diyetinde hemen kilo almaya başladı ve sonunda, çiğ keçi kefirini tanıttıktan sonra katı kaka yapabilmeye başladı. O sırada 12 aylıktı. İştahı açıldı. O ana kadar kefiri tanıtmayı ertelemiştik çünkü çiğ keçi sütü yoğurdunu tolare edemiyordu. Dr. Natasha ise, yoğurt tolare edilmese bile kefiri denememizi tavsiye etti. Şansımıza bu konuda Andrew iyiydi. Çocuk doktorumuzu değiştirebildik ve Andrew 18 aylık olana dek, zorunlu doktor ziyaretlerimizi sürdürdük.

​Yeni çocuk doktorumuz Andrew’in büyüme hızına hayret etti ve sonunda, “hayatlarımıza daha fazla müdahalede bulunmayı bırakmak zorunda olduğunu” (kendi sözleriyle) söyledi.  Çünkü, nasıl yaptığımızı bilmese de çok iyi bir iş çıkarıyorduk. İlk çocuk doktoruyla yaşadığımız sorundan sonra, bu doktora GAPS Diyetinden bahsetme cesaretini gösteremedik. ​Andrew şu anda 3 yaşında ve yaşına göre çok uzun, kilolu ve bilişsel olarak da ileri. Şükürler olsun ki, ilk gittiğimiz çocuk doktorunun, Andrew’in boy ve kilo hedeflerine asla ulaşamayacak olan zihinsel olarak geri bir çocuk olduğu ve her an kalbinin durabileceği tahminleri gerçekleşmedi! ​GAPS Diyetinde iş yükünü aşırı bulduğumuz zamanlar oldu (denediğimiz ilk diyetti) çünkü; sıklıkla, tencereler dolusu çorbayı kaynatmaktan ve onlarca bulaşığı yıkamaktan boğuluyorduk. Çok daha tezgah alanı olan yeni bir mutfak yardımcı oldu: Artık kirli bulaşıklar ve yiyecek hazırlamak için yeterince yerimiz var, bu yüzden aynı anda hem pişirip hem yıkayabiliyorum. Harriet son zamanlarda, yemek pişirmenin TV izlemekten daha eğlenceli olduğuna karar verdi ve bu da bana biraz yardımcı oldu! (Koruyucu meleğim ona büyü mü yaptı acaba?) Müzik dinleyip sohbet ederek bu işleri eğlenceli hale getiriyoruz. Sonuç olarak, iş yükü öncekinden çok daha idare edilebilir oldu. 

​Bernard ve ben, GAPS Diyeti olmasaydı bugün hangi noktada olabilirdik diye tartıştık: Duygusal dengesizliklerim geçmezdi ve bir hapishaneye düşerdim, aileme de dışarıdan tıbbi yardım gerekirdi ayrıca Andrew’in hastalıklı bağırsaklarının bir kısmı alınmak zorunda kalırdı. Nereye ulaştığımızı hatırlayıp şikayet etmeyi bırakıyoruz ve çenemizi kapatıp yemek pişirmeyi sürdürüyoruz!


Dr. Natasha Campbell McBride'ın yorumu:: ​“Ne kadar dokunaklı bir hikaye! Bu aile aslında, sadece beslenmesini değiştirerek hayatını kurtardı. Klasik tıp şu tür durumlarda, gerçekten bir yardım sağlayamıyor: gelişme geriliği, ODD, DEHB, otizm, bağışıklık sistemi sorunları. Ama vücudunuz, kendini nasıl iyileştireceğini bilir ve tüm ihtiyacı olan doğru şekilde beslenmektir. Bernard’dan ilginç bir ders: Hiç ciddi sindirim problemleri olmadı, o yüzden GAPS Giriş Diyetini yapmaya ihtiyaç duymadı. Ama GAPS Giriş Diyetini yaptıktan sonra depresyonu tamamen geçti! ​Bu ailenin daha yolu olabilir ama tam sağlık için yolculuklarının en büyük bölümünü başardılar. Sonuç olarak, şimdiden mutlu ve başarılı bir aile oldular! Teşekkürler, Anne!”