Fibromiyalji, migren, huzursuz bağırsak, kolit, böbrek rahatsızlığı ve gizli şeker. 

             46 yaşındayım. 25 yaşında sırt ağrılarım başladı. Yani 21 yıllık sırt ağrısı hikayem var. Başlarda doktorlar teşhis koyamadılar. Sıradan kas ağrısı olarak değerlendirdiler. Hemen ne iş yaptığımı soruyorlardı. 18 yaşından beri de noterlikte çalışıyorum. Yoğun birr iş temposu ve aynı pozisyonda sürekli durmak. Tabir bunu duyar duymaz hemen strese dayalı kas ağrısı deyip geçiyorlardı. Bununla ilgili de tedavi önermiyorlar, kas gevşetici ilaçları verip gönderiyorlardı. Yıllar geçtikçe ağrılarımda arttı. Uzun yıllar sonra fibromiyalji teşhisi kondu. Bunun tedavisinin olmadığı, yıllar geçtikçe ağrılarımın artacağı, kilo almam durumunda da ağrılarımın artacağı doktorlar tarafından söylendi. Şanslıydım çünkü kilom yoktu. Ayrıca baş ağrım da vardı ve yıllar geçtikçe baş ağrım da artıyordu. Baş ağrımla ilgili de migren teşhisi kondu. Fibromiyalji ataklarım başladığı zaman, kulaklarımın içi zonkluyor, migren ataklarım başlıyor, kollarımda ve bacaklarımda kasılmalar oluyor, bazen de mide bulantılarım oluyordu. Uyku düzenimde yoktu. Bir taraftan da işe gitmem çalışmam gerekiyordu. Durum böyle olunca ben ilaçlarla yaşamaya başlamıştım. Kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçları her gün her gün içmeye başlamıştım, bu da böbreklerimi bozmaya başladı. Tabir bu sürede ben doktor doktor gezmiştim belki bir çaresi bulunur diye. Doktorlar bana hastalık hastası muamelesi yapmaya başladılar. Ağrılarım artıyor ben doktorlara gidiyor, fakat birr sonuç elde edemiyordum. Bu konuda birr çözüm arıyor fakat bulamıyordum. Aktara gidip ağrılarımdan bahsettim. İçinde ne olduğunu birle sormadığım birtki çaylarını aktar sabah akşam aç karnına içmemi söylemişti ve dediğini uyguladım. Çünkü ağrıdan duramıyordum. Bu çayları düzenli olarak dört ay sabah akşam içtim. Dördüncü ayda yüzümde lekeler olmaya başladı ve bağırsak hareketlerim değişmeye başladı  ve ben  durum böyle olunca birtki çaylarını içmeyi bıraktım. Fakat bağırsak hareketlerimin değişiminin üzerinde hiç durmamıştım. Çünkü fibromiyalji ağrılarım çok baskındı. Başka çare aramaya başladım.  Araştırmalarım sonucunda akupunktur tedavisinin fibromiyaljıye iyi gelebirleceğini öğrendim. Akupunktur ile birrlikte nöralterapi ve proloterapi tedavisi de gördüm.  Bu tedavi  yöntemi beni birraz kendime getirdi. Fibromiyalji ağrılarımı ve migrenimi hafifletmiş, kasılmalarım azalmıştı. Akupunkturla birrlikte alternatif tıbba olan İnancım arttı. Fakat sırtımın sağ tarafındaki ağrı birr türlü geçmiyordu. Birraz hafiflemişti ama yine de ağrım vardı. Bu arada iki arkadaşıma da fibromiyalji teşhisi kondu. Bana göre onlar birraz daha şanslıydı. Çünkü bu hastalık tanınmaya başlamıştı, o yüzden benim gibir doktor doktor gezmeden fibromiyalji teşhisi koyuldu. Arkadaşımın birri Yoncaköy'de ikamet eden Tan Sağtürk'ün babası Okay Sağtürk'ün fibromiyaljiyi tedavi ettiği duyumunu almış. Biz üç arkadaş Okay SAĞTÜRK'ün tens cihazı ile uyguladığı tedavi yöntemine başladık. İki arkadaşım bir müddet sonra bu tedaviyi bıraktılar, ben birr yıldır devam ediyorum. Fibromiyalji ve sırt ağrımla ilgili baya bir yol kat ettim. Arkadaşlarımın ağrıları halen devam ediyor. Sayın Okay SAĞTÜRK'e minnet borçluyum. 25 yılın sonunda benim ağrılarıma çarem olmuştu. Bu arada benim karın ağrılarım da vardı. Karın ağrımın da üç yıllık geçmişi var. Karın ağrım içinde ikinci yıl sonunda teşhis kondu. Ben hastalık hastası olaraktan yine doktor doktor geziyordum. Bu arada tahliller, kolonoskopi, bağırsak filmi derken doğru doktoru buluna kadar iki yıl geçti. Huzursuz bağırsak sendromu ve kolit teşhisi kondu. Birr yıl ilaç tedavisi gördüm. Ben bu arada da Okay SAĞTÜRK'ÜN tedavisine devam ediyordum. Okay Sağtürk aracılığı ile Dr.Berrin OLGUN ile tanıştım. Rahatsızlıklarımı anlattım. Bu rahatsızlıklarımı tedavi edebirleceğini söyledi ve ben Dr.Berrin OLGUN'un diyetisyen Miray PAZAR ile birrlikte uyguladıkları GAPS  DİYETİ'ne başladım. Bu diyete daha önce bahsettiğim iki arkadaşımla birlikte başladık. Arkadaşımın birrisi diyetin birinci günü akşam üzerine kadar bu diyete dayanabirldi ve bıraktı. Diğer arkadaşım birinci haftanın sonunda bıraktı. Ben bir yıldır bu diyete devam ediyorum. Tabir ki bu diyeti yapmak çok zordu. Özellikle ilk aşamaları. Çalışma yaşamıyla birlikte daha da zor oluyordu. Bu diyeti uygulamak için insanın psikolojisinin de çok sağlam olması gerekiyordu bana göre. Ama ben doktorum Berrin Olgun'a güvendim ve diyetisyenim Miray PAZAR'ı çok sevdim. Onlar bana moral veriyordu ve moralim bozuldukça da internetten GAPS hikayelerini okuyup kendime moral buluyordum. Eşim ve kızım da bana bu konuda çok destek oldular. GAPS diyeti ile ilgili kitabı da satın aldım. Bu ara da bir hastalık hikayem daha var tabir. Bu diyete başlamadan önce göğsümde de kitle belirmişti. Bununla ilgili de ayrı birr doktora gittim tabir. Doktora diğer rahatsızlıklarımda da bahsettim. Özellikle fibromiyalji üzerinde durdu. Bana öncelikle fibromiyaljimi tedavi ettirmem gerektiğini bu rahatsızlıkların fibromiyaljinin yan etkileri olduğunu, fibromiyaljinin vücudu yavaş yavaş öldürdüğünü söyledi. Karın ağrılarım esnasında böbreklerimden de şüphelenilmişti. Taş veya kum dökmüş olabirlirsin, onun için karın ağrıların olabirlir demişlerdi. Bunun içinde kan tahlilleri, idrar tahlilleri, böbrek filmi, renkli film çekildi. Bu sonuçlar doğrultusunda doktor sol böbrekte kanallarda genişleme var, fakat bunun şimdiki karın ağrılarında bir ilgili olmadığını düşünüyorum, çocuklukta geçirdiğin birr rahatsızlıktan da kaynaklanabilir diye söyledi. Böbreklerin birr yıl takibe alınması gerektiğini, ara ara idrar tahlili yaptırmamı söyledi. Bu tahlillerde uğraşırken de şekerden şüphelenildi ve gizli şeker çıktı.

Özet olarak fibromiyalji, migren, huzursuz bağırsak, kolit, böbrek rahatsızlığı ve gizli şeker de çıkınca GAPS diyetine başlamaya karar verdim. Gaps diyetinin 10.cu ayında şekerim normale döndü, kan değerlerim düzene girdi (bu diyete başlamadan önce sürekli kan değerlerim düşük çıkıyordu), göğsümdeki kitle kayboldu, karın ağrılarım ve karın şişliğim indi. Bağırsak hareketlerim normale döndü. Fibromiyalji ağrılarım yok denecek kadar azaldı (fibromiyalji'de Okay SAĞTÜRK'ün katkısını da hatırlatmak isterim). Gaps diyetini yapmak tabirî ki zor ve emek isteyen birr diyet. İlk başlarda çalıştığım için bütün gecem mutfakta geçiyordu. Eve yorgun gitmeme rağmen birr de bütün geçem mutfakta geçinde yorgunluğum ikiye katlanıyordu. İlk aşamalarını atlattıktan sonra bu diyet bana eğlenceli gelmeye başladı. Sonuçta sağlığıma kavuşuyor, yeni birlgiler öğreniyordum. Bu kadar müdahelenin sonuçlarını almaya başlayınca insan dinleniyor ve iyi ki de bu diyete başlamışım diyorsun. Gaps diyeti insana sağlıklı beslenmeyi öğretiyor. Doktorum Berrin OLGUN, diyetisyenim Miray PAZAR'a çok teşekkür ediyorum.

Fibromiyalji'den GAPS'la iyileşenlerin Hikayelerinden 

Fibromiyalji Otoimmün sistem hastalığıdır.  GAPS Tedavisini uygulayarak,  Türkiye'de  fibromiyalji  hastalarının iyileşme hikayelerini duymak, öğrenmek son derece mutluluk verici, umut verici. İyileşenleri tesadüfen duyuyor veya facebook sayfalarında, forumlarda öğreniyoruz.  İyileşen fibromiyalji hastasının bize ulaşan hikayesini sizinle paylaşıyoruz. Tüm fibromiyalji hastalarına umut olacağını biliyoruz. 

GAPS 
​Bağırsak ve Psikoloji Sendromu
İçin Doğal Tedavi Yöntemi