MS (Multipl Skleroz)'den iyileşenlerin Hikayelerinden

GAPS Tedavisini uygulayarak,  Türkiye'de  de MS'den tamamen iyileşenleri öğrenmek, duymak  son derece mutluluk verici, umut verici. Aşağıda MS'den iyileşen bir Doktorun hikayesini okuyacaksınız. Bursa'dan başka bir iyileşme hikayesi daha var. Bir süre sonra bu hikaye de yer alacak. Dr.Natasha Campbell McBride'tan öğrendiğimiz kadarıyla, MS hastalığının ilk yıllarında GAPS Tedavisiyle % 100 iyileşme mümkündür.  Daha ileri vakalarda ise, hastalığın durması ve daha fazla ilerlememesi mümkün olur.  Dr.Natasha Campbell McBride'ın MS hastalığının tedavisine GAPS'a ilave olarak önerisi şudur: "MS hastalarına birkaç yıllık GAPS tedavisinden sonra, uzman bir doktor tarafından metal şelasyonu tedavisinin  de uygulanması uygun olacaktır. Böylece sinir sistemine çöken ağır metaller dokulardan uzaklaşmış olacaktır."  


GAPS 
​Bağırsak ve Psikoloji Sendromu
İçin Doğal Tedavi Yöntemi 

​​​     MS ve GAPS Tedavisi
     
  MS HASTASI DR
    Rumuzumdan da açıkça anlaşıldığı üzere MS hastası bir doktorum, rumuz kullanmamın sebebi hastalığımdan utanmam değil, MSin ne olduğundan bi haber ya da çok tehlikeli zanneden birçok eş-dost-akrabanın endişeli ve meraklı sorularından kaçınmak :) 3,5 yıllık bir MSli olarak bundan yaklaşık 1,5 yıl önce Yeşim Hanım’a yazdığım bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Eminim ki sayfayı takip eden birçok kişi,yazdıklarımı okuduktan sonra PNI ve GAPS’e  çok daha başka gözlerle bakacak… Dr.M.E.  
       Aşağıdakini yazalı yaklaşık 18 ay oldu ve şu anda kollarımda 9 aylık minik bir kızım var :) inanıyorum ki PNI ve GAPS plaklarımı azaltmakla kalmadı kısa bir süre içinde gebe kalmama, sağlıklı bir gebelik geçirmeme ve yavrumu sağlıkla kucağıma almama da yardımcı oldu. MS mi?  Ataksız geçirdiğim gebeliğimden sonra atak riskinin çok yüksek olduğu doğumdan sonraki ilk 3 ayda da en ufak bir sorun yaşamadım çok şükür. Gebelik ve lohusalık döneminde bir hayli bozulan beslenme alışkanlıklarımı tekrar düzelttim ve son 4 aydır yine GAPS diyetine uygun bir şekilde besleniyorum. Ve yine bir kez daha kendimi son derece sağlıklı ve enerjik hissetmemin yanısıra bugün itibariyle gebelik ve lohusalıkta aldığım tam 13 kiloyu da vermiş bulunmaktayım :)  Nöroloğumsa durumdan son derece memnun, gebe kalınca bıraktığım koruyucu iğnelerime tekrar başlamaya gerek bile duymadı. MS’imi hiç unutmadan ama tozlu raflara kaldırmışçasına uzakta yaşıyorum hayatımı, minik mucizemle. İnanıyorum ki PNI ve GAPS inanıp kararlılıkla uygulayan birçok kişinin birçok farklı sıkıntısına çare olacak.Yeter ki kalıplarımızdan sıyrılıp farklı yaklaşımlara, farklı düşüncelere açık olalım. Ve en önemlisi inanalım… Hayatımın yaklaşık son iki yılının en önemli anlarında desteğini ve ilgisini hiç esirgemeyip bu günümün en büyük mimarlarından olan Yeşim Hanım’a ise bir kez daha çoook teşekkür ediyorum- sizi seviyoruz-ailecek :) Sevgilerimle…

“26 yaşında,en çok istediğim branştaki ihtisasımın 15. Ayında ve düğünümden yalnızca 6 ay önce tanıştım onunla… doktor olmama rağmen hakkında bildiklerim o kadar azdı ki,gözlerimin önünden tıp fakültesi 5. Sınıftayken nöroloji stajında gördüğüm annesinin kucağında taşıdığı,yürüyemeyen,tuvaletini tutamayan 18 yaşındaki o gencecik kızdan başka bir şey gelmiyordu.yine üniversiteden tanıdığım nörolog arkadaşım “ms”sin dediğinde düşünebilme yetimi kaybettim sanki bi anda… gelecek hayallerim,içinde bulunduğum an,hedeflerim,ideallerim,mesleğim… hepsi,24 saatlik kısacık ömürlerine başlayan bir kelebek sürüsü gibi uçuşmaya başladılar beynimin içinde… Ben M.E.,Ankara’da bir eğitim ve araştırma hastanesinde halen asistan doktor olarak çalışmaktayım.bu aralar MS ile tanışıklığımızın 2. Yıldönümünü kutlamaktayız ama Yeşim Hanım sayesinde bu yıldönümümüzde bi hayli uzak kaldık MSim ile birbirimize :) Apar topar başlanan kortizol tedavileri,koruma amaçlı başlanan iğneler,ilk 4 ayda üst üste geçirdiğim 3 atak,2 yılda aldığım toplam “42000 mg” (yanlış okumadınız!!!) prednol… Psikolojik olarak zor günler geçirdiğim günlerde tuttuğum aşırı sık ve yoğun nöbetler,bu sırada spor yapıp diyet yaptığımı zannederek verdiğim kiloların üstüne eklenen ağır bir üst solunum enfeksiyonunun sonucunda vücudumda pusuda bekleyen her ne hastalık varsa çıkardı herhalde…Allah’a şükür ataklarımdan geriye sekel kalmıyordu ama ilk yıl sonunda çektirdiğim kontrol mr’ımda bile hiçbir klinik semptomum olmamasına rağmen hem yeni,hem de kontrastlanan yani aktif plaklarım çıkmıştı.bu süreçte farkında olmadan yaptığım en doğru şey,prednolün kilo aldırıcı etkisinden korunabilmek adına yaptığım ve çok doğru olduğunu sonradan Yeşim Hanım’dan öğrendiğim diyetti.ama her ne olursa olsun hem ben,hem vücudum,hem zihnim çok yoruldu… Sanırım yaklaşık 6 ay önceydi TV’de tesadüfen Yeşim Hanım’ı gördüğümde.bi anda kulağıma “ms,beslenme” gibi kelimeler geldi.bugüne kadar ilk defa rastlamıştım bir beslenme uzmanının MSlilerin beslenmesi hakkında konuşmasına. Facebooktan “sizinle görüşmek,fikrinizi almak isterim” diye mesaj attığımda hayatımda bu kadar çok şeyin değişeceğini tahmin edemezdim İlk önce PNI(psikonöroimmünoloji) denilen kavramı öğrendim,sonra kavramın dayandığı temeli. Neyi nasıl yapacağımı ve en önemlisi “niye” yapacağımı,neyin neye iyi geleceğini büyük bir sabırla defalarca anlattı bana Yeşim Hanım. Ortalıkta ms gibi her türlü hastalığın şarlatanı bu kadar çokken,internette “ms seti” adı altında kaparinin turşusu,çayı,çiçeği çöpü satılırken her türlü destek tedaviden nem kapan benim gibi obsesif bir hasta-doktorla başetmek gerçekten kolay değildi.Yeşim Hanım’ın yolladığı bazı makaleleri,sunumları okudum ve sanki tüm taşlar tek tek yerine oturdu.yıllardır çektiğim irritabl barsak sendromum,aldığım prednoller sonrası iyice artan kabızlık sıkıntım,kendimi bildim bileli yaşadığım hipoglisemi ataklarım,genç kızlığımı polikistik over sendromu tanısıyla geçirişim…bir puzzle’ın tüm parçaları tek tek yerine oturdu.bağırsak kürü boyunca kullanacağım maddeleri tek tek ele aldım,sonuçta bitkisel diye dayatılan bir çok şey toksik etki yapabiliyor insanlara.ama bu kürün içinde mantıksız tek bir şey bulamadım.Veeee başladım en sonunda… İlk günler gerçekten zordu,fırının önünden geçerken poğaça kokularını içime çektiğimi bilirim :) ama sonraki günlerde giderek daha kolay hale geldi. Diyetim kolaylaştıkça,enerjim artıyordu-gecenin 11-12sinde az mı selfie yolladım Yeşim Hanım’a “ben bu kadar enerjiyle nasıl başedeceğim?!?” diye :) Her ne kadar kürüm öncelikle bir üst solunum enfeksiyonu,sonrasındaysa bir akut batın ameliyatıyla bölünse de Yeşim Hanım’ın da desteğiyle normal zamanını tamamlamayı başardım.fark ettiğim ilk şey hipoglisemi denen olayı lugatımdan kaldırmış olmamdı.artık açlıktan ölsem de gözlerim kararıp bayılmıyorum ameliyatta,bir anda deliler gibi saldırmak istemiyorum karbonhidratlara,o aniden bastıran açlık ve halsizlik ataklarım tamamen kayboldu.

Ama benim için asıl önemli olan şey yıllık mr kontrolümde alacağım sonuçtu.Yeşim hanım “bu kürün 2 şekilde sonucunu alacağız;1.bağırsak düzenin 2.mr daki plak sayının azalması” demişti. İkincisinin değeri benim için paha biçilemezdi.2 yıldır her defasında bir hayal kırıklığıyla aldım mr sonucumu elime,yoruldum,kimi zaman isyan ettim her şeye… Ama öylesine inanmıştım ki bu küre,etrafımdaki insanlar “bunlarla mı azalcakmış plakların,e hadi bakalım” diye inanmayıp dalga geçen gözlerle bakarken ve hatta omega 3 kullanmamı bile istemeyen nöroloğumdan bu kürü tamamiyle saklarken ben mucizem olarak kabul ettim kürümü ve her geçen gün daha iyiye gittiğime inandım… Ve 4 gün önce son mr sonuçlarımı elime aldığımda 2 yıldır ilk defa mutluluktan akıyordu gözyaşlarım bir zamanlar öğrencisi olduğum hastanenin koridorlarında. 1 sene önceki raporları çıkardım titreyen ellerimle,bakıyor bakıyor inanamıyordum. Aktif plak yok,yeni plak yok,1 yıl önceki plakların çoğu silinmiş,kalanlar da büyük ölçüde küçülmüş ve silikleşmiş… bunun benim için olan anlamını nasıl tarif edebilrim ki… en başta,bu artık “bir bebek sahibi olabilirim” demekti benim için;2 yıldır aldığım tedaviler boşa gitmemişti,en önemlisi yürekten inandığım kürüm-mucizem-gerçekti,işe yaramıştı işte :) Öylesine inanamadım ki önce mrları okuyan hocamın yanına gittim,1 yıl önceki mrlarla tekrar karşılaştırdı gözümün önünde,evet raporlar gerçekten de doğruydu!!! Eşim ve annemden sonra ilk aradığım Yeşim Hanım oldu :) ah keşke farklı şehirlerde olmasaydık da o heyecanımla,elimde raporlarımla gidebilseydim yanına… bu mucizeyi bana yaşattığı için,ihtiyacım olan her an ya telefonun ya whats appın ucunda olduğu için,bu yolda bana kendimi “biz” olarak hissettirebildiği için duyduğum minnettarlığı sanırım tarif etmem mümkün değil… ama öylesine farkındayım ki onun da ne derece mutlu olduğunun;gerçekten sesinden,heyecanından anlıyorum her seferinde :) Dün nöroloğum “sonuçlar çok iyi” dediğinde açıkçası korka korka bahsettim yaptığım bağırsak küründen-bu doktor milleti çok önyargılı oluyor canım :) ne yediğimi ne yemediğimi,destek olarak neler kullandığımı… 1 yıl önce omega 3 için bile kullanma diyen doktorum bana en sonunda şunu dedi “sana her ne bu kadar iyi geldiyse yapmaya devam et…”

Evet biliyorum ms “kür şansı” olan bir hastalık değil.onunla vedalaşamazsın,mesafe koyarsın çok çok araya :) onunla yaşamayı öğrenirsin,benim MSim dersin,MSini eğitirsin,kavga etmenin bir anlamı yok zıtlaşmaya gelmez,kabullenir,huyunu öğrenir ona göre davranırsın… tekrar prednollü günlere dönebilirsin ara ara,yapacak bir şey yok,itirazım da yok. Benim bu 2 yılın sonunda alınacak böylesi bir habere gerçekten çok ihtiyacım vardı sadece… koruyucu iğnelerim,prednollerim,bağırsak kürüm,yeniden yapılandırdığım beslenme düzenim,canımın içi eşim,sevdiklerim,beslenme uzmanım,nöroloğum,mesleğim,inancım,dualarım…hepsi bir araya geldiğinde o kadar güçlüler ki…tek dileğim bunların hiçbirisini kaybetmek zorunda kalmayayım,onlar yanımda oldukça ms bana yaklaşamaz çünkü Ve bir kez daha,çok teşekkür ederim sayın beslenme uzmanım-yaşam koçum “Yeşim Temel Özcan” –her şey için :)en çok da; bir MSlinin yaşadıklarını kiMSe bilemezken  ,siz bu derece yanımızda, bu derece ilgili olduğunuz için. Hep yanımızda olun olur mu :)
 Dr.M.E.