Benim adım Gabriela. 34 yaşındayım. İngilizce yabancı dilim ama hikayemi anlatmak için elimden gelenin en iyisini yapacağım. 

Küçük bir çocuk olduğumdan beri halüsinasyonlarım vardı. Bazen neyin gerçek neyin hayal gücüm olduğunu bilmek zordu. Bir çocuk olarak kötü egzemam ve açık hava alerjilerim vardı. Sürekli grip, nezle ve hastalık yüzünden okula gidemediğimi hatırlıyorum. Anksiyete problemlerim, kurdeşenim ve panik ataklarım vardı. 1. ve  3.sınıfa kadar okuldan kaçardım. Diğer çocuklardan korkardım. Sınıfa uyamazdım. Arkadaş edinmem zordu. Bu dünyada ne yaptığımı merak ederdim? Arkadaş edinmek isterdim ama, çocuklar beni garip bulurdu, çünkü ne demek istediklerini tam olarak ve hemen anlayamazdım, benden ne istediklerini bilemezdim. 

Adet kanamalarım başladığında, kanamalarım çok fazla oluyordu ve çok krampım oluyordu. Migrenler, mide bozuklukları ve çok fazla karın ağrım vardı. 15 yaşımdan itibaren doğum kontrol haplarını verdiler; buna rağmen hala ayda 5-9 kez kanamam oluyordu. Bana hormonal iğneler yaptılar. 

16-17 yaş civarında depresyon yaşadım. Her an çok üzgündüm, bu dünyada çok fazla acı vardı! Annemle babam seven ve önemseyen insanlardı ve bu üzgünlüğümün nereden geldiğini tanımlayamıyordum. İlişkileri çok ciddiye alıyordum. Erkek arkadaşım olduğunda, onun sonsuza kadar süreceğini düşünürdüm. Ayrılma zamanı geldiğinde, buna izin veremezdim. Bazen kendimi sakinleştirmeye çalışırdım, ama ağlardım, ağlardım ve ağlardım. Bir keresinde üzüntümü bir kağıda yazmıştım ve babam onu yatağımda buldu. Çok üzüldü, neden mutsuz olduğumu anlayamadı ve kendini suçladı. 

Kafamda sürekli sesler duyuyordum. Bazen sesler bana kötü şeyler yapmamı söylüyordu. Onlara aldırmamak için savaşıyordum. 17 yaşındayken, ciddi bir şekilde zayıflamıştım, 38 kg’a düşmüştüm ve kilo kaybediyordum ve çok üzgündüm ve depresyondaydım. Bazen, bilincimi kaybederdim. Sürekli eklem ağrılarından ve maya enfenksiyonlarından acı çekiyordum. Ayrıca kansızdım. Çok fazla baş ağrım oluyordu. 

20 yaş civarında birkaç kez hayatıma son vermeyi istedim. İyi bir iş bulamadım, her zaman amacı ve anlamı olan bir şey yapmak için arayıştaydım. 2001 yılında erkek arkadaşımla ABD’ye yerleştim. Orada her şey daha da kötü oldu. Kendi hayatımın kontrolünün bende olmadığını hissediyordum, sanki hayatımı kontrol eden bir şey vardı, sanki birisi etrafıma gizemli bir sis koymuştu ve oradan göremiyordum. Eklem ağrılarım çok daha kötüleşti, alerjiler ve migrenler de. Zihinsel semptomlarım çok daha kötüleşti ama bununla ilgili biriyle konuşmaya korkuyordum.

2006
’da hamile kaldım. Hamileliğimin başından sonuna kadar hep kusuyordum. 16 Mart 2007’de oğlum Matthew’i, uzun ve zorlu doğum ağrılarıyla doğurdum. Sağlıklı görünüyordu, kilosu ve boyu normaldi. Ama güzel olduğunu düşündüğüm her şey bir kabusa dönüştü. Doğum sonrası depresyonuna yakalandım ve Matthew durmadan ağlıyordu. Yardım almadan nasıl başa çıkabileceğimizi bilemedim. İlk aşılarından sonra Matthew’in bedeninin her yerinde korkunç bir egzema gelişti. Uzun süre ve çok fazla ağlıyordu. Emzirmeme rağmen kabız oldu. 18 aylıkken çok öksürmeye başladı ve ona astım teşhisi kondu. Ayrıca, diğer çocukların yapmaya başladıklarını yapmadığını fark ettim: hayal gücü oyunları, daha fazla konuşma gibi. Matt sürekli ağlıyordu ve her şeye öfkeleniyordu. 

Tekrar hamile kaldım. Bu sırada Matthew yiyeceklerini sadece nişasta ve süt ürünleriyle kısıtlamıştı. Geceleri sürekli olarak 5-6 saat ağlardı. Onu bir saat kadar sallardım, 20 dakika kadar uyurdu ve sonra tekrar ağlamaya başlardı. Astımı daha da kötüleşmişti, doktor bize pneumacord ve nebulizatör (steroid) vermişti. Bunlar onu daha da kötüleştirdi. Tam bir kabus yaşıyorduk! Benim daha da fazla kaygılarım vardı ve kimsenin bir cevabı yoktu. Matthew hastalanmaya devam etti. 3 yaşında çok kabız oldu, her üç-dört-beş günde bir tuvalete çıkıyordu. Çok seçici bir yiyici olmuştu. 

3 yaşındayken önerilen aşılarından ve bir grip aşısından sonra evimizde bir haşare ilaçlaması yapıldı (bir böcek probleminden dolayı) ve oğlumuza başka bir şey olmaya başladı. Çok uzaklaştı, yüzü soluklaştı ve konuşması kesilmeye başladı. Kafası karışmış davranıyordu. Ona ne söylediğimizi anlayamıyordu. Küçük daireler çizerek koşuyordu, gülme krizlerine giriyordu. Onu kaybediyorduk. Kabızlığı daha da kötüleşti; altı sekiz günde bir kaka yapıyordu, altı acıyordu ve kaka yaparken kanaması oluyordu. C vitamini, magnezyum, kuru erik denedik; hiçbiri işe yaramadı. Benim kendi problemlerim de vardı ve bu duruma yardımcı olmuyordu. Modum, öfkeden melankoliye gidip gelen bir haldeydi. 

Matt dokuz gün kaka yapmayınca kırılma noktam gelmişti! NJ’de doğal yiyecek dükkanı olan bir bayanı aradım. Birkaç saat konuştuktan sonra bana, Bağırsak ve Psikloloji Sendromu kitabınızı verdi, Dr. Natasha! Ve kitabı harfi harfiye uymamı söyledi. 

Bu bizim dönüm noktamızdı. Kitabınızın ilk birkaç sayfasını okudum ve ağladım, ağladım ve ağladım. Benim ve Matthew’in yediklerimizi yazmaya başladım. Glüteni çıkarmaya başladım. Önce tahılları çıkardık ve oğlum geceleri uyumaya başladı. VAY CANINA, bu çok büyük bir şeydi! Sonra Matthew’in bütün steroidlerini bıraktık. Sonra süt proteinini çıkardık: VAY CANINA, ağlamayı kesti, ve daha az kafa karışıklığı oldu! Her şeyi kitabınıza göre yapmaya başladım. Başlarda endişelendim çünkü çok kötü bir aşçı olduğum için aç kalacağımızı düşündüm. 

Kızım Anna 2009 Haziran’da doğdu. Onu emzirdim ama henüz 4 aylıkken çok feci kabız oldu. Yedi aylıkken olduğu bilinen aşılarından sonra, zor hareket edebiliyordu, sohbeti kesti ve etrafına bakmayı kesti. Sekiz aylıkken onu GAPS Diyetine soktum. O noktadan sonra, çocuklarım için daha fazla aşıya izin vermemeye karar verdim. Onlara zaten yeterince zarar verdiklerini hissetmiştim! 

Matt’in 3. doğum gününden beri GAPS Programındayız. Herkes, özellikle de kocam çılgın olduğumu düşünüyordu. Ama glütensiz üçüncü haftamdan sonra, sesler duymam ve öfkem kesildi. Egzemam ve eklem ağrılarım azaldı ve baş ağrılarım kesildi. Artık kafa karışıklığım yok: here yere arabayla gidebiliyor ve eve doğru yönümü bulabiliyorum. Her zaman olduğundan daha öz güvenliyim. Aşırı hassas ağlamalarım sona erdi; ağır rüyalar ve kabuslar da! Keşke bu bilgiyi daha önce bulsaydım, özellikle de çocuklarım için! 

2009 yılında kızım Anna’yı doğurduğumda, ikinci gün doktorlar beni aşıladılar. Sadece geldiler ve hiçbir açıklama yapmadan bana iğne vurdular. Ondan sonra çok hastalandım ve bana Crohn hastalığı, anafilaktik alerji ve romatizma teşhisi kondu. Doktorlar, bende ne sorun olduğuyla ilgili hiçbir fikre sahip değildiler. Bugün ise GAPS Diyeti, meyve-sebze suları, işlenmemiş yiyecekler, probiyotikler, fermente yiyecekler ve besin destekleri sayesinde çok iyiyim. Norman W. Walker’ın kitapları da çok yardımcı oldu. 

Matthew için çok masraf yapıp DAN’ı denedik (iki çocuğumuz için de karşılayamadık). Ama şu anda daha iyi bir şeye sahibiz: sizin kitabınıza, Dr. Natasha! Şuna inanıyorum ki, GAPS Protokolüyle herkese yardımcı olabilirsiniz, sadece parası olanlara değil. Ev yemekleri zaman alıcı aslında ama çok sağlıklı ve buna değer, özellikle de eğer küçük çocuklarınız varsa. 

Bu mektubu yazarak, duyulma şansım var. Herkese sesleniyorum: GAPS işe yarıyor! GAPS hayatımı kurtardı, sağlığımı geri kazanmama yardım etti ve böylece artık hayatımın kontrolü bende ve sevdiklerime bakabiliyorum! Özellikle de sevdiklerimin otizm gibi ciddi problemleri varsa. 

Bugün oğlum 4,5 yaşında. Oldukça sosyal, çocukları seviyor, gülümsüyor ve mutlu bir çocuk. Üç-dört kelimelilk cümleler kuruyor. Ona aynı anda iki dil öğretiyoruz, bu çok fazla, ama oraya ulaşıyor. “ Anne, sırada ne var?” diye soruyor. Yakında ABA (UDA-Uygulamalı Davranış Analizi) Programına başlama vakti geldi ve biliyorum ki çok iyi olacak; gerçekten öğrenmeye hazır ve öğrenmeye ilgi duyuyor. Önce şüphelerim vardı ama çok memnunum ki bu yolda kaldım. 

Anna 2 yaşında konuşmaya başladı, kasları gelişti ve artık çok iyi yürüyebiliyor ve uzak durmuyor. 18 aylıkken sağır gibiydi ama şu anda çok iyi cevap veriyor; sadece konuşması biraz gecikmeli. Ama artık otizm kriterlerine uymuyor!


​Önümüzde çok iş var ama oraya varacağız! Geçen yıl, PA’daki Weston A. Price Foundation Konferansına katıldım. Dr. Natasha’nın sunumunu görme fırsatını kaçıramazdım! Eşime sordum: Ya konferansa giderim, ya da İngiltere’ye telefon açmaya devam ederim! Konferans daha uygun fiyatlı bir seçenekti! Kitabınızın imzalı değiştirilmiş yeni baskısını sizin elinizden aldım. Sizinle tanışmak çok memnun ediciydi, Dr. Natasha! 

Aileme olanlardan ötürü, şimdi beslenme üzerine bir eğitim almayı düşünüyorum. Herkes şunun farkına varmalı ki: İŞLENMİŞ GIDALAR YEMEK DOĞRU DEĞİLDİR ve MUTFAĞA GİDİP YEMEK YAPMA ZAMANIDIR! Biz sadece ne yediğimiz değil, en çok ne sindirebildiğimiziz! 

Beni mazur görün; yazmada çok iyi değilim. Ama içten bir şekilde umarım ki, mektubum diğer insanları, anne-babaları pes etmemeye ikna edebilir! Ben yapabildiysem, onlar da yapabilir! Benim gibi mücadele edenlere her desteği sağlamaktan mutlu olurum! Şu e-posta adresinden bana ulaşabilirler: konteska0nine@gmail.com. Sizin çalışmanıza ne kadar inandığımın ve güvendiğimin bir göstergesi bu Dr.Natasha! İçten bir şekilde umut ediyorum ki, mümkün olduğu kadar çok hayat kurtarabilirsiniz, çünkü bir başkasının yüzündeki bir gülümsemeden daha güzel bir şey yoktur!

Dr. Natasha Campbell McBride'ın yorumu:
“Ne kadar alçak gönüllü bir hikaye! Teşekkürler, Gabriela. Bu hikaye tekrar, umutsuz durumlar olmadığını gösteriyor. Herkes, ne kadar hasta olursa olsun, sağlığını geri kazanıp hayatını geri alabilir! 
Gabriela, hazır olduğunda seni GAPS practitioner (uygulayıcı) olarak eğitmekten çok memnun olurum. Senin gibi kişiler, en iyi practititonerler  oluyorlar; çünkü sen programı yaşadın, kıymetli bir deneyimin var ki bu dünyada hiçbir şeyle değiştirilemez! Ve senin büyük de bir kalbin var! Teşekkürler!”

Lynne M. George, otizm hastası olan torunu Brandon’un, GAPS tedavisiyle iyileşmesini anlatıyor. Kaynak: GAPS Stories, Medinform Publishing, İngiltere 2012
Hastalık: Otizm

Tipik bir GAPS ailesinin hikayesi..

Eşi Bernard’ın, kızı Harriet’in, oğlu Andrew’in ve de kendi iyileşmesini Anne anlatıyor.
Kaynak: GAPS Stories, Medinform Publishing, İngiltere 2012


Yaşanan Psikiyatrik ve Fizyolojik Hastalıklar:
PANDAS, DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu), ODD, otizm, bipolar bozukluk, kronik yorgunluk sendromu, lupus, egzema, sindirim problemleri, depresyon, gelişme geriliği, astım, saman nezlesi, aşı hasarı, gıda intoleransları, saç dökülmesi

İki otistik çocuğunu ve kendini iyileştiren Gabriela Mikova’nın hikayesi

Kaynak: GAPS Stories, Medinform Publishing, İngiltere 2012

Yaşanan Psikiyatrik ve Fizyolojik Hastalıklar: Otizm, depresyon, alerjiler, egzema, astım, zayıf
bağışıklık sistemi, sindirim bozuklukları, şizofreni, migrenler, yanlış beslenme

GAPS Diyeti öncesi hayatımız giderek zorlaşıyordu. 3,5 yaşındaki kızımız Harriet’in DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) hastalığı olduğuna inanıyordum (çocuk doktoru, 7 yaşın altındaki çocuklara teşhis koymuyordu). Kızımın davranışları şöyleydi: her gün saatlerce bağırıp çığlık atmak, etrafa tekmeler atıp vurmak, tüm vücudunu sürekli duvara çarparak çığlık atmak. Harriet sürekli zıplıyor, koşuyordu ve uzun süre konsantrasyon gerektiren hiçbir aktiviteyi yapamıyordu veya sessizce duramıyor veya oturamıyordu. İmpulsifti ve etraftaki tehlikeli her şeye atılan korkusuz bir çocuktu. Sürekli, engellenene dek yükseklerden atlayıp dizlerinin üzerine düşüyordu. Ayrıca teşhis edildiğine göre ODD’si vardı. Ondan istenen her şeye karşı, yüksek sesle bağırarak cevap veriyor ve “asla, istediğini hiçbir şekilde yapmayacağım!” diyordu. Ayrıca PANDAS (streptococcus bakterisinin yol açtığı bir psikiyatrik durum) hastalığı vardı. Sıklıkla boğazı ağrırdı ve o zamanlarda kontrol edilemeyecek şekilde çığlık atar ve her zamankinden daha vahşi olup şiddete yönelirdi; kendini odanın etrafında bir yerden bir yere atardı. Bu bazen tüm gün sürerdi. Ayrıca her gün süren güçten düşüren mide ağrıları olurdu; egzeması, gıda intoleransları vardı ve ayaklarının ucuna basarak yürürdü. Doğası dışa dönük bir çocuktu ama eve gitmek için arkadaşlarına bağırıp sonra evde misafirler geldiğinde odasından çıkmazdı. 

Düşük-alerjik ve tamamen katkı maddesiz diyeti denedik. Harriet önce çok güçlü bir gelişme kaydetti ancak bir yıl bu şekilde yedikten sonra davranışlarının çoğu kötüleşti. Sonradan neden olduğunu anladım: Diyette çok fazla rafine karbonhidrat ve patates vardı; çoğu detoks gıdası da diyetten çıkarılmıştı. Ona bakmaksa neredeyse imkansızdı; banyo yaptırmamızı veya altını değiştirmemizi engellemek için şiddet gösterirdi. Onu dışarıya; hatta evimizin karşısındaki oyun bahçesine bile çıkaramıyorduk; çünkü kaçınılmaz olarak, eve dönerken öyle bir bağırıp tekmeleyecekti ki eve dönüş bir endişeye dönüşecekti. 

Kendim için de şunu fark etmeye başlamıştım: Otizm belirtilerim vardı; ancak belirtiler çok açık olmadığı için bunlar, yetişkinlik hayatım boyunca çoğu kez sosyal olarak beceriksiz olduğumu düşünmeme neden oldu. Ayrıca, hayatımdaki en küçük olaylara bile aşırı duygusal tepkiler vermekten dolayı da çok acı çekmiştim. Öfke ve duygusal acılarım o kadar yoğun olurdu ki, kendimi batağa saplanmış hissederdim. Böyle zamanlarda, duygularımı yatıştırmak için beynimin mantıksal çıkarım yapan kısmına erişemezdim. Bu, PANDAS hastalığıyla ilgili okuduklarıma benziyordu; muhtemelen benim psikiyatrik durumumu kızım da yaşıyordu. Duygularım bu kadar kontrol dışıyken kendimi kontrol edebilmem çok güçtü. Şiddete başvurmaktan korkardım. Harriet ile bir yıl aynı düşük-alerjik diyeti uyguladım ve alkol için aşırı bir arzu duyuyordum ve bu çok sık ve neredeyse kontrol edilemez bir hal almıştı. Oysa iki yıldır alkolü kesmiştim. Bunun; diyetimdeki işlenmiş karbonhidratların, vücudumda alkol üretimi yapmasından kaynaklandığını fark ettim. Ayrıca geçmişimde şu rahatsızlıkları yaşadım: 15 yıldır süren ishal ve oğlumun doğumundan sonra beş ay süren kabızlık/ishal, kronik yorgunluk sendromu, astım, saman nezlesi, gıda intoleransları, saç dökülmesi. 

Eşim Bernard da bizimle bir yıl düşük-alerji ve katkısız yiyecek diyeti yaptı. O dönemde depresyonu o kadar kötüleşti ki, ancak yarı-zamanlı bir işte çalışabiliyordu. Bu, finansal güçlük yaşamamıza neden oldu. Birkaç yıldır vejetaryendi ancak hala B12 vitamini enjeksiyonları gerekecek kadar B12 vitamini eksikliği vardı. Ayrıca saman nezlesi ve mevsimsel astımı vardı. Bernard’ın bağışıklık sistemi bu diyetle kötüleşmişti (tüm ailede olduğu gibi) ve çok ağır bir grip ve soğuk algınlığına yakalandı. Bernard’ın diğer problemleri; sisli zihin ve işlerini organize edememekti. 

6 aylık bebeğim Andrew iyi görünüyordu, sadece bir aydır kilo almamıştı ve doğduğundan beri sulu dışkısı vardı. Ayrıca, 4 aylıkken olduğu rutin aşılarından sonra yeni kendine gelebilmişti. Bunların hemen ardından, Harriet gibi olmuştu: aşırı heyecanlı, aşırı gürültülü ve hiperaktif. Bu çok radikal bir kişilik değişimiydi ve DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) geliştirmesinden endişelendim. 

Sonra 2,5 yıl önce, bir arkadaşım Dr. Natasha’nın kitabını ödünç verdi. Hayatımın en heyecanlı kitap okumalarından biri olmuştu çünkü kitap sanki bizim için yazılmış gibiydi; biz tipik GAPS insanlarıydık. Harriet’ın bebekken sıkça yaşadığı kulak enfeksiyonlarının (hepsi antibiyotikle tedavi edildi) ve bağışıklık sisteminin durumunun; muhtemelen DEHB’siyle ve diğer problemleriyle ilişkili olduğu açıktı. Onu 15 ay emzirmiştim, ancak sıkça Candida enfeksiyonlarım oluyordu. Muhtemelen sütümle ona geçmişti. 

Harriet’i Tam GAPS Diyetine başlattım; ancak kısa zamanda gastro virüsü kaptı ve GAPS Giriş Diyetine geçtik. Diyette birkaç haftadan sonra karın ağrıları azaldı ve birkaç ay sonra tamamen kayboldu. İlk ay içinde egzeması geçti. Diyetteki ikinci ayında Harriet’in hiperaktivitesi birden azaldı ve artık hiperaktivitesi tamamen geçti. Ayrıca, geçmesi güç oldu ama ondan isteklerimize verdiği şiddetli negatif tepkileri de geçti; karamelize soğan, fırınlanmış kök sebzeler gibi çok tatlı yiyeceklerden çok fazla yediğinde ise bu huyları geri dönüyordu. Bu gıdaları azalttığımızda, bu huylarının azalması birkaç hafta sürüyordu. Artık boğaz hastalıkları ve kulak enfeksiyonları çok nadir. Son zamanlarda, ayak uçlarında yürümek yerine, ayaklarının üzerine basarak yürümeye başladı! Bu değişim, pancar kvass içeceğini diyetine tanıttıktan sonra oldu. Bu tanıtma, eski günlerine benzer biçimde, duygusal öfke nöbetleri şekilde ağır die-off (yavaş ölüm) reaksiyonlarını başlattı. Bunun bir detoks ve die-off reaksiyonu olduğunu anladık; bu yüzden detoks banyolarına ve pancar kvass içeceğine devam ettik ve birkaç ay sonra ise normal yürüdüğünü fark ettik. Probiyotikleri ve probiyotik gıdaları fazla artırdığımız veya Harriet kimyasallara (örn. dairemiz yenilendiğinde) maruz kaldığı zamanlarda; şiddet ve çığlık nöbetleri geri geliyordu. Bu dönemlerde detoks banyoları ve Harriet’ın yorgun kalmamasını sağlamak yardımcı oluyordu. Ancak bu tür davranışları, asla GAPS Diyeti öncesindeki gibi aşırı olmadı ve buna çok minnettardık. 

Harriet artık derslerini çok iyi yapıyor ve uzun süre konsantre olabiliyor. Çeşitli nedenlerden ötürü Harriet’a evde eğitim verdiriyoruz. Son zamanlarda olan bir gelişme de, Harriet’ın dinleme kabiliyetinin çok ilerlemesi. GAPS Diyetinden önce, hiçbir taktik (tehdit, ödül veya disiplinsel önlem), Harriet’ın davranışlarında işe yaramıyordu. Kendini kontrol edememesinin, tüm ebeveyn çabalarının boşa çıkmasının nedeni olduğuna inanıyorum. Bu artık değişti; davranışları değişebiliyor. Harriet hala bazen impulsif olabiliyor. Ayrıca hala süren kısa-süreli hafıza problemi var; örneğin yediklerini çiğnemeyi unutması gibi. Harriet yediklerini hiç çiğnemez ve hemen yutardı. Ama artık birkaç hatırlatıcıyla çiğniyor. Bu alanlarda çok gelişme kaydetti ama hala biraz yolumuz var. Bu diyet ve Harriet’in kaydettiği ilerlemeler için minnettarım. Diğer problemli alanlarının da gelişeceğini umuyorum. 

Kendim için de büyük gelişmelerden mutlulukla bahsedebilirim. Henüz GAPS Giriş Diyetini bilmediğim için, SKD (Spesifik Karbonhidrat Diyeti) ile başlamıştım. Önce bazı die-off semptomlarım oldu: sıcak basması, yürümenin ve konuşmanın zor olduğu kas zayıflığı gibi. Ve ne yazık ki etrafımdaki herkes için irrite edici ve çabuk öfkelenen biri olmuştum. Bir hafta sonra ise, die-off semptomlarım çok çabuk azaldı (ama, özellikle de yaşadığım bu eklem ve kas ağrıları, GAPS Diyetini yapan konuştuğum diğer kişilerden hep daha kötü geçiyor gibiydi). 

Tam GAPS Diyetinde iki ay geçirdikten sonra, aşırı saç dökülmem geçti (önceden, altı yıldır saçlarım dökülüyordu!). Sonra, dışkım normale döndü. Kronik yorgunluk semptomlarım yok oldu ve enerjiyle dolup taştığımı hissettim. Ayrıca, son iki yıldır soğuk algınlığı veya gribe yakalanmıyorum (GAPS Diyetinden önce çok zayıf bir bağışıklığım vardı). Diyette, sürekli başa dönmemi gerektiren çok hatalar yaptım. Bu yüzden Giriş Diyetinin ilk aşamasını beş kere yapmam gerekti. Bazı hatalarım; laktoz içeren Saccharomyces Boulardii tabletlerini kullanmak ve mebendezole içermeyen ama pyrantel embonate (etiketini okumayı unuttuğumuz için, en son aldığımızdan sonra değiştiğini fark etmediğmiz aktif içerik madde) içeren bağırsak kurdu önleyici tabletlerini kullanmaktı. Herkese verdiğim o kurt önleyici tabletler, Andrew’in dışkısını sulu yaptı. Ancak artık Dr. Natasha’nın önerdiği bikarbonat sodayı kullanıyor ve böylece dışkısı katılaşıyor. Saccharomyces tabletleri bir süre ishalimin geri dönüp devam etmesine neden oldu. Bağırsak kurdu önleyici tabletlerse; uzun sürede oluşmuş iyi bakterilerimi yok ederek, Candida’nınyeniden oluşmasına ve bu yüzden aylar süren ishale, aşırı uyku haline ve aşırı duygusal reaksiyonlarıma neden oldu. Sindirim sorunu semptomlarımın olmadığı zamanlarda, astım ataklarım da olmuyordu (bir keresinde bu ataklar aylar sürmüştü). Sindirim sorunu semptomlarım geri geldiğinde, astım ataklarım da paralel şekilde başlıyordu. Saman nezlem de, GAPS Diyeti öncesinden daha az şiddette geçiyor. 


Ama yakın zaman önce bana, bir bağışıklık sistemi rahatsızlığı olan Lupus teşhisi kondu. Sanırım regresyonlarımın ve aşırı die-off semptomlarımın sebebi buydu. Saç dökülmesi ve kronik yorgunluk, yaygın Lupus semptomlarıdır ve bu semptomlarım GAPS Diyetiyle çok çabuk geçti. Dr. Natasha; GAPS Diyetinin, bağışıklık sistemi sorunu olanlar için çok uygun olduğunu söylemişti, bu benim durumumda da doğru. 

Şu anda aşırı duygusal tepkilerim yok. Tepkilerimin normal olduğunu hissediyorum ve duygularımı hafifletmek için mantıksal çıkarım yapabiliyorum. Bu benim için çok büyük bir değişim ve bundan çok mutluyum. Son zamanlarda yeni insanlarla tanıştım ve sosyalleşmekte bir güçlük hissetmedim (bazı otistik özelliklerimin olduğuna inanıyordum çünkü yeni insanlarla tanışmak benim için hep güçtü). Zihinsel dikkatim de GAPS Diyeti öncesinden çok daha iyi ve bu da beni çok mutlu ediyor. Bir gelişme de oldukça şaşırtıcı: GAPS Diyetinden önce hiç resim çizmeyi öğrenemezdim; çok uğraşırdım ama yapamazdım ve bu yüzden vazgeçmiştim. Altı ay önce bir kalem aldım ve çizmeye başladım, gayet iyi yapabiliyordum ve de kolaydı! Diyette, yavaş bir şekilde olsa da, aşırı alkol arzularım azaldı; üstelik diyete başlamadan sadece birkaç ay önce alkolü bırakmıştım. 

Bernard’ın da 2,5 yıl önce Tam GAPS Diyetine başladığından beri B12 vitamini eksikliği semptomları artık yok. Önleyici ilaç kullanmamasına rağmen yıllardır astım atağı da olmadı. Oysa GAPS Diyeti öncesinde çok kötü mevsimsel astımları oluyordu. Ayrıca artık GAPS Diyeti öncesinden çok daha az saman nezlesi var. Depresyonu da artık hiç GAPS Diyeti öncesi dönemdeki kadar ağır olmuyor ve GAPS Diyetine başladıktan sonra tam zamanlı işe dönebildi. Artık çok zor nezleye veya soğuk algınlığına yakalanıyor ve eğer yakalanırsa da hafif geçiriyor. Bernard’ın depresyonu, GAPS Diyetindeki son 2,5 yıllık süre boyunca değişkenlik gösterdi: Diyetindeki değişikliklerle, bağırsak sağlığıyla ve yaşadığı stresle; depresyonunun nasıl azalıp şiddetlendiğini tespit ettik. Bir keresinde Bio-Kult probiyotiğimiz bittiği için bir hafta kullanamadık. Büyük hataydı! Depresyonu hemen ağırlaştı ve aylarca da geçmedi. Bernard karbonhidrat alımını artırmayı denediğinde veya peyniri, ekmeği denediğinde ya da o gün bir parça fazla meyve yediğinde depresyonu ağırlaşıyordu. O korkunç bağırsak kurdu tabletlerinden sonra ise depresyonu ağırlaştı. 

Bernard yakın zaman önce ilk kez GAPS Giriş Diyetini yaptı ve O ZAMANDAN BERİ DEPRESYONDA HİSSETMİYOR! Bağırsak fonksiyonlarını hepimizden daha iyi gördüğü için daha önceden Giriş Diyetini yapmayı gerekli görmemişti. 

Andrew 5 aylık olduğundan beri aynı kilodaydı. 6 aylıkken katıları ilk kez tanıttığımızda onları sevdi ama ne kadar yerse yesin kilo alamıyordu. Kalori alımını artırdım ve emzirmeye devam ettim. Paniklemedim; çünkü 5 aylıkkenden beri çeşitli enfeksiyonları oluyordu ve onlardan yeterince iyileşirse kilo alacağını düşündüm. 7 aylık olduğundaysa panikledim ve çocuk doktorundan randevu aldım. Ayrıca Dr. Natasha Campbell-McBride’dan telefonla danışmanlık almak için de rezervasyon yaptırdım. Önce çocuk doktoruyla görüştüm ve bu aslında çok talihsiz bir durum oldu. Dr. Natasha’yla görüştükten sonra şu netlik kazanmıştı: Andrew’in gelişme geriliği hastalığı bir GAPS durumuydu (o ana kadar hastalığının GAPS’la ilişkisinden yeterince emin olamamıştım). Sonraki birkaç ayda Andrew’i, önerilen GAPS Diyetine başlattım ve ısrarı üzerine çocuk doktorunu görmeye devam ettim. Andrew GAPS’a başladıktan sonra biraz kilo aldı ama bu, doktorunun korkularını azaltacak miktarda değildi. Doktor, Andrew’i hastanede tutup tipik bir diyetle onu beslemek istedi. Onu beslemediğimiz için kilo almadığını ima etti! Gelişme geriliği olan bebeklerin çoğu katıları çok sevmese de, Andrew 10 aylık olana kadar seviyordu, 10 aylıkkense onlara ilgisini kaybetti. Bunun, bağırsağının yeterince çalışmamasından kaynaklandığını ve bağırsakları düzelince iştahının geri geleceğini sezgisel olarak biliyordum. Ama 10 aylık olana kadar çok az yedi ve hiç kilo alamadı. Çocuk doktorunun tedavi planına uymadık ve o da bizi çocuk sağlığı birimine şikayet etti. GAPS Diyetiyle ilgili açıklamalarımızı dinlemedi ve GAPS kitabına hızlıca göz atıp onun işe yaramaz olduğunu çünkü referansların, onun onayladığı akademik dergilerden olmadığını söyledi (bana öğretilense, bir araştırmanın değerini belirleyenin dizaynı, yöntemi ve sonuçları olduğuydu; nerede yayınlandığı değil!). Doktorla ve otoritelerle yapılan bu tartışmalar ve Andrew’in durumu konusundaki endişelerim benim için o kadar üzücü bir boyuttaydı ki, bir hafta sürecek olan kalp çarpıntılarım başladı. 

Neyse ki Andrew GAPS Diyetinde hemen kilo almaya başladı ve sonunda, çiğ keçi kefirini tanıttıktan sonra katı kaka yapabilmeye başladı. O sırada 12 aylıktı. İştahı açıldı. O ana kadar kefiri tanıtmayı ertelemiştik çünkü çiğ keçi sütü yoğurdunu tolare edemiyordu. Dr. Natasha ise, yoğurt tolare edilmese bile kefiri denememizi tavsiye etti. Şansımıza bu konuda Andrew iyiydi. Çocuk doktorumuzu değiştirebildik ve Andrew 18 aylık olana dek, zorunlu doktor ziyaretlerimizi sürdürdük. Yeni çocuk doktorumuz Andrew’in büyüme hızına hayret etti ve sonunda, “hayatlarımıza daha fazla müdahalede bulunmayı bırakmak zorunda olduğunu” (kendi sözleriyle) söyledi.  Çünkü, nasıl yaptığımızı bilmese de çok iyi bir iş çıkarıyorduk. İlk çocuk doktoruyla yaşadığımız sorundan sonra, bu doktora GAPS Diyetinden bahsetme cesaretini gösteremedik. 

Andrew şu anda 3 yaşında ve yaşına göre çok uzun, kilolu ve bilişsel olarak da ileri. Şükürler olsun ki, ilk gittiğimiz çocuk doktorunun, Andrew’in boy ve kilo hedeflerine asla ulaşamayacak olan zihinsel olarak geri bir çocuk olduğu ve her an kalbinin durabileceği tahminleri gerçekleşmedi! 

GAPS Diyetinde iş yükünü aşırı bulduğumuz zamanlar oldu (denediğimiz ilk diyetti) çünkü; sıklıkla, tencereler dolusu çorbayı kaynatmaktan ve onlarca bulaşığı yıkamaktan boğuluyorduk. Çok daha tezgah alanı olan yeni bir mutfak yardımcı oldu: Artık kirli bulaşıklar ve yiyecek hazırlamak için yeterince yerimiz var, bu yüzden aynı anda hem pişirip hem yıkayabiliyorum. Harriet son zamanlarda, yemek pişirmenin TV izlemekten daha eğlenceli olduğuna karar verdi ve bu da bana biraz yardımcı oldu! (Koruyucu meleğim ona büyü mü yaptı acaba?) Müzik dinleyip sohbet ederek bu işleri eğlenceli hale getiriyoruz. Sonuç olarak, iş yükü öncekinden çok daha idare edilebilir oldu. 

Bernard ve ben, GAPS Diyeti olmasaydı bugün hangi noktada olabilirdik diye tartıştık: Duygusal dengesizliklerim geçmezdi ve bir hapishaneye düşerdim, aileme de dışarıdan tıbbi yardım gerekirdi ayrıca Andrew’in hastalıklı bağırsaklarının bir kısmı alınmak zorunda kalırdı. Nereye ulaştığımızı hatırlayıp şikayet etmeyi bırakıyoruz ve çenemizi kapatıp yemek pişirmeyi sürdürüyoruz!

Dr. Natasha Campbell McBride'ın yorumu:
“Ne kadar dokunaklı bir hikaye! Bu aile aslında, sadece beslenmesini değiştirerek hayatını kurtardı. Klasik tıp şu tür durumlarda, gerçekten bir yardım sağlayamıyor: gelişme geriliği, ODD, DEHB, otizm, bağışıklık sistemi sorunları. Ama vücudunuz, kendini nasıl iyileştireceğini bilir ve tüm ihtiyacı olan doğru şekilde beslenmektir. 
Bernard’dan ilginç bir ders: Hiç ciddi sindirim problemleri olmadı, o yüzden GAPS Giriş Diyetini yapmaya ihtiyaç duymadı. Ama GAPS Giriş Diyetini yaptıktan sonra depresyonu tamamen geçti! 
Bu ailenin daha yolu olabilir ama tam sağlık için yolculuklarının en büyük bölümünü başardılar. Sonuç olarak, şimdiden mutlu ve başarılı bir aile oldular! Teşekkürler, Anne!” 

Torunum Brandon’a 17 aylıkken otizm teşhisi kondu. Brandon 5 yaşındayken bize, Dr. Natasha’nın “Bağırsak ve Psikoloji Sendromu” (GAPS) kitabını okumamız söylendi. GAPS kitabından; çoğu otistik kişinin hastalıklı beyinlere yol açan hastalıklı bağırsakları olduğu bilgisini öğrendik. GAPS Doğal Tedavisinin odağı, toksin kaynağı olan bağırsakları iyileştirerek, beyni ve vücudun geri kalanındaki toksinleşmeyi ortadan kaldırarak, vücudun kendini iyileştirmesine olanak tanımak.

GAPS Beslenme Protokolünü takip ettik. Bu beslenme protokolünden herhangi bir sapmanın, onun gelişiminde terslik ve negatif reaksiyona yol açtığını test ettik ve bulduk. Brandon için lezzetli tarifler hazırladık; örneğin pizzalar, kurabiyeler, pancarlı limonatalar, meyveli smoothie’ler, kahvaltı için meyve suları, vb.

​Diyet boyunca Brandon’ın ilk 2,5 yılı süresince, Dr. Natasha’nın bulduğu Bio-Kult adlı probiyotiği kullandık.Bio-Kult, bağırsaklarının iyileşmesine yardımcı oldu.

​Tedavinin önemli bir bölümü, Brandon’un genel toksik yükünün düşürülmesiydi. Dr. Natasha bilmeye ihtiyacımız olan her şeyi listeliyor ve GAPS kitabında bize tüm bilgileri veriyor (özellikle kitabındaki detoksifikasyon bölümünde).

​Dr. Natasha’nın GAPS kitabı; öğretiyor, hedefliyor, yetkilendiriyor ve otizm için doğal tedavi bilgisiyle bizi donatıyor. GAPS kitabı, Brandon’ın otizmiyle mücadele etmemiz için bizim referans kitabımız ve ailemizde birkaç kopyası var.

Görmek, inanmaktır! Brandon ve GAPS ile ilgili daha fazla bilgi için www.brandonswindow.com sitesini ziyaret edebilirsiniz ve direkt link’leri alıp ve torunumun otizmi doğal olarak nasıl yendiğinin muhteşem ilerlemesini görebilirsiniz. Amacımız başkalarına da yardım etmek! Doğal tedavileri kullanarak otizmin semptomlarını ters çeviriyoruz!

Dr. Natasha:  Tanrı’nın sizi; Brandon’ımızı bize geri vermesi için bir araç olarak kullanmasına izin verdiğiniz için teşekkür ederiz! Tanrı sizi ve ailenizi kutsasın!

Dr. Natasha Campbell McBride'ın yorumu:
“Lynne, otizmi tedavi etmekte doğal yöntemler için yorulmayan bir kampanyacı. Web sitesi www.brandonswindow.com, torununun ilerlemesinin detaylı bir kaydı. Bu, otizmi incelemek ve onun için etkili bir tedavi bulmak isteyenler için mükemmel bir kayıt. Bu değerli çalışma için teşekkürler, Lynne!"

GAPS 
​Bağırsak ve Psikoloji Sendromu
İçin Doğal Tedavi Yöntemi